“Gerçek İnsanlara en saçma görünen olaylardan biri, misyonerlerin, yemeklerden önce çocuklarına ellerini kavuşturup tanrıya şükretmelerini öğretmeleri konusundaki ısrarları olmuştu. (…) Kabilenin inancına göre, misyonerler, kendi çocuklarına minnet duymayı öğretmek zorundaysalar ki bu, insanın içinden gelen bir duygudur, dönüp içinde yaşadıkları toplumu bir daha gözden geçirmeleri gerekecektir.”
“Eğer bir kişi yedi yaşındaki inançları ile otuz yedi yaşında kendini hala iyi ve mutlu hissedebiliyorsa,bu kişi ömrünü boşa harcamış demektir.Eski düşüncelerden,alışkanlıklardan,inançlardan ve sırasında eski arkadaşlardan sıyrılmak gereklidir.Bir şeyleri arkada bırakıp yürüyebilmek insanlar için güç bir derstir ama yine de yermek gerekmez...Yenilikler,ancak onlar için yer açtığımız zaman yaşantımıza girebilirler.”