O duruş bir cesaret, bir zarafet, bir itaatsizlik duruşudur, teatral bir duruştur; eksiksiz özgürlüğün duruşudur, ölümden sonraki duruştur, siyaseti serüven gibi gören, ıstırap içinde kendisini meşru kılmaya çalışan, bir an için demokrasiyi cisimleştirmiş gibi görünen tükenmiş bir insanın duruşudur. Kısacası, şiddetin duruşudur, katıksız bir siyasetçi duruşudur.