O duruş bir cesaret, bir zarafet, bir itaatsizlik duruşudur, teatral bir duruştur; eksiksiz özgürlüğün duruşudur, ölümden sonraki duruştur, siyaseti serüven gibi gören, ıstırap içinde kendisini meşru kılmaya çalışan, bir an için demokrasiyi cisimleştirmiş gibi görünen tükenmiş bir insanın duruşudur. Kısacası, şiddetin duruşudur, katıksız bir siyasetçi duruşudur.
Kokular ve tatlar geçmişin en derin köşelerine kadar uzanır, çok geniş bir alanı kapsarlar belli ki. En erken anıların altında toplandığı bir çatı oluştururlar. Tek bir koku, çoktan kaybedildiğine inanılan koca bir çocukluk evrenini diriltir.
Zaman onu düzeltir. Zaman düzendir. Zaman adalettir. Bir insan şeylerin yerini kendi başına değiştirdiğinde suç işlemiş olur. Zaman bu suçun kefaretini ödetir. Böylece ebedi düzeni tekrar tesis eder. Zaman adildir.