Gel gelelim, kin bile duyamıyorum. Kinim, hep o uğursuz tabiat kanunları yüzünden adeta kimyasal bir bozulmaya uğruyor. Bir bakarsın esas madde uçmuş, sebepler buharlaşmış, suçluyu bulmak imkansız olmuştur ve elbette duvar yumruklamaktan başka çare kalmamıştır.
"Şimdi ölüm çok kolay uğrayabilir bana! Ama ben yaşayabildiğim sürece ölümü karşılamaya gitmemeliyim. Elbette, bir gün ölümle karşılaşırsak -ki karşılaşacağım- önemli değil, önemli olan şu benim yaşamım veya ölümüm başkalarının yaşamını nasıl etkileyecek."
"Selam güzel ay!"
"Selam Küçük Kara Balık. Nereden böyle?"
"Dünyayı dolaşıyorum."
"Dünya çok büyüktür, her yerini dolaşamazsın ki!"
"Olsun. Gücüm yettiği yere kadar giderim."