Burçin Özdinç

Burçin Özdinç
@BurcinOzdinc
Kocaeli Üniversitesi / Türk Dili ve Edebiyatı
İstanbul
33 okur puanı
Kasım 2021 tarihinde katıldı
İnsanları oldukları gibi kabul etmek, onları değiştirmeye çalışmaktan daha sağlıklıdır.
1000Kitap
Reklam
Özdemir İnce/ “Hangi Cumhuriyet?”
Özdemir İnce, bu yazıda “Cumhuriyet” kavramının Türkiye’de neyi ifade ettiğini sorguluyor. Cumhuriyet’in halk egemenliğine dayalı bir yönetim biçimi olduğunu, kurulduğu ilk yıllarda halifelik ve monarşiyi ortadan kaldırarak devrimci bir çizgi izlediğini vurguluyor. Ancak 1950’den sonra, özellikle sağ-muhafazakâr iktidarlarla birlikte Cumhuriyet’in laik, modern ve devrimci karakterinin aşındığını savunuyor. Cumhuriyet’in eleştirilebileceğini, ama bu eleştirinin karşıtlık değil, iyileştirme amacı taşıması gerektiğini söylüyor. Yazı, hem geçmişin devrimlerini hem de güncel eksiklikleri tartışarak şu soruyu okura bırakıyor: “Bugün savunduğumuz Cumhuriyet, gerçekten kurulduğundaki değerleri mi taşıyor?”
1000Kitap
Kültür Emperyalizmi ve Biz
Kültür, sandığımızdan daha sessiz ama daha güçlü bir silah. Bir ülkenin sınırlarını aşan filmler, müzikler, diziler, markalar… Hepsi görünmez bir şekilde hayatımıza sızıyor. Yeme alışkanlıklarımız, dinlediğimiz şarkılar, hatta kullandığımız kelimeler bile bu akışın içinde şekilleniyor. Buna “kültürel emperyalizm” deniyor. Yani güçlü olanın sadece ekonomisini ya da ordusunu değil, kendi yaşam biçimini de yayması. Eskiden bu, daha çok Batı’dan dünyaya akan tek yönlü bir akış gibiydi. Bugünse hâlâ baskın ama daha karmaşık: Güney Kore’den gelen K-pop, Hindistan’dan yayılan Bollywood, Latin Amerika dizileri, Türkiye’nin ihraç ettiği TV yapımları… Kültür artık çok merkezli, ama hâlâ eşit değil. Peki biz neredeyiz? Bir yandan kendi hikâyelerimizi anlatıyoruz. Ama çoğu zaman onu başkasının kamerasından, başkasının pazarlama diliyle sunuyoruz. Müziklerimiz, dizilerimiz, modamız… Küresel izleyiciye ulaşırken, kendi rengimizi mi koruyoruz, yoksa yavaş yavaş başka birine mi dönüşüyoruz? Kültürel emperyalizm, sadece “bizimkini onlar aldı” meselesi değil. Asıl soru şu: Biz, kendimize ait olana ne kadar sahip çıkıyoruz? Çünkü kültür dediğimiz şey, ancak yaşanırsa var olur. Ve eğer biz kendi soframızda kendi şarkımızı duyamazsak, bir gün başkalarının sofrasında misafir olmaya alışırız.
Duygu ve Düşünce
Gültekin Emre / Sensiz Tarih
… Güllerin kalbi delik, güneş görmeyen Bir odanın aralanan kapısından içeriye Süzülen akşam güneşi gibi hançer yemiş …
Şiir
PAY
Ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden. İnanırdım saadetli yolculuklara. -Özdemir Asaf
Şiir
Reklam