Türk modernleşmesinin asıl hedef kitlesi köylüler olduğu için, şehirlerle yetinmeyerek köylülerin kapısına dadanan Batılılaşma hayalimiz, rüyalarımızı incitmiştir. Suyun akışı bozulmuş, taş yerinden edilmiş, güneşin ışığı kesilmiş, rüzgâr susturulmuş, tecrübenin yolu kapatılmıştır.
Bugün antikacıların değerine şahitlik ettiği kap kacaklar plastikleriyle, el işçiliği ahşap kapılar çelik kapılarla takas edilmiştir. Anonim mimarinin tarımdaki güzide örneği taş ve ahşap evler yerle bir edilmiş, köylere apartmanlar dikilmiş, asıl büyük hasar taşrada olmuştur.
Köylüler şehre göç ettiği için değil, önce köyler bozulduğu için, bunun neticesinde şehirler de bu bozulmadan payını almaktadır.
Köylüleri eleştirmekle daha fazla vakit kaybetmek yerine, şehirlerimizin yedeği olan köyleri mahvedenlerin hesabı ne zaman sorulacaktır?
Rüzgâr eken, fırtına biçmektedir. Apartmanların yerinden ettiği köy evleri, gecekondular olarak şehirlerde ortaya çıkmaktadır.