Bir de eski kitaplar vardır.
Sayfaları sararmış, köşeleri kıvrılmış…
Ama içlerinde hâlâ taze bir sabır durur.
Çünkü bazı kelimeler yaşlanmaz; sadece daha çok şey görmüş olur.
Çünkü hayat, yazıldığı gibi yaşanmaz.
Yaşandığı gibi yazılır.
Ve insan, kendi hikâyesinin cümlelerini düzeltmeye cesaret ettiğinde, kader dediği şey de yavaş yavaş değişir.
bir şeylerden kaçar gibisin.Soluk soluğa ama hiçbir şey anlatmayacağına yemin etmiş gibi sakinsin. gitmek istediğin belli bir yer yok ama kalmak istemediğinden artık eminsin.
Sadece biraz olsun herkesin ve her şeyin susmasını istemişsin. Kendini duyabilmek için.
oğuz atay
Yazarı okumaya başka kitaplarından başlayın derim. Diğer kitaplarını okumuş biri olarak başlar da beni yeterince doyurmadı, neler oluyor ben kimi okuyorum dedim açıkçası. Uzun yıllar önce yazdığı tecrübesiz dönemlerinin kalemiymiş meğer. Emek verilerek yazılmış ona amenna ama çok beğenmedim. Galiba büyük umutlarla okuduğum için. Toplumsal olaylara yer verişi ve anlatmak istediği şeyler kıymetli ama ben fazla benzetme içeren cümleler sevmiyorum galiba. Hani iteklersin de bitirmek istersin yarım kalmasın diye öyle bir beraberliğimiz oldu kitapla ya da doğru bir zamanda okumadım bilmiyorum. Yine de iyi ki okudum. Her kitap değerlidir. Kaybolan adlı kitabını daha çok beğenmiştim. Onu ayrı inceleyeceğim. Kekeme Çocuklar KorosuTarık Tufan