Burcu

Burcu
@Burcuckr
Minimalist,
89 okur puanı
Şubat 2022 tarihinde katıldı
Puan vermedi
Roman, bacağındaki kemik hastalığı nedeniyle sürekli hastanelere gitmek zorunda kalan genç bir çocuğun yaşadığı fiziksel ve psikolojik acıları anlatıyor. Hikâye büyük ölçüde hastanedeki “dokuzuncu hariciye koğuşu”nda geçiyor. Romanın en önemli temaları yalnızlık, acı, umut ve yaşam mücadelesi. Peyami Sefa’nın bu romanı aynı zamanda otobiyografik özellikler taşır. Yazarın kendisi de çocukluk yıllarında benzer bir hastalık yaşamış. Peyami Sefa bu eserde yalnızca bir hastalık hikâyesi yazmaz; aynı zamanda insanın korkuları, umudu ve hayata tutunma çabasını derin bir psikolojik çözümlemeyle ortaya koyuyor. Böyle psikolojik çözümlemeleri olan, ruha dokunan ve okuma da doyurma hissi yaşamak isteyenlere öneririm
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
1000Kitap
Dokuzuncu Hariciye KoğuşuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2022120,8bin okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
4/10
·140 syf.·
2025 1. kitabı
Yazarı okumaya başka kitaplarından başlayın derim. Diğer kitaplarını okumuş biri olarak başlar da beni yeterince doyurmadı, neler oluyor ben kimi okuyorum dedim açıkçası. Uzun yıllar önce yazdığı tecrübesiz dönemlerinin kalemiymiş meğer. Emek verilerek yazılmış ona amenna ama çok beğenmedim. Galiba büyük umutlarla okuduğum için. Toplumsal olaylara yer verişi ve anlatmak istediği şeyler kıymetli ama ben fazla benzetme içeren cümleler sevmiyorum galiba. Hani iteklersin de bitirmek istersin yarım kalmasın diye öyle bir beraberliğimiz oldu kitapla ya da doğru bir zamanda okumadım bilmiyorum. Yine de iyi ki okudum. Her kitap değerlidir. Kaybolan adlı kitabını daha çok beğenmiştim. Onu ayrı inceleyeceğim.
Kekeme Çocuklar Korosu
Kekeme Çocuklar Korosu
Tarık Tufan
Tarık Tufan
1000Kitap
Kekeme Çocuklar KorosuTarık Tufan · Doğan Kitap · 20218,3bin okunma
10/10
·68 syf.·
2022 51. kitabı
Bence okumadan geçmeyin -Tam 130 yıl önce yazılmış ve Oğuz Atay’ın günlüğünde 6 no’lu koğuş olarak bahsettiği Çehov’un uzun öyküsünü beraber inceleyelim mi? -Toplumsal sorunlara karşı duyarlı, fazlasıyla akıllı insan delirir mi? Delirirmiş. -Bir akıl hastanesinde geçiyor olay. -Eğitimli bir hasta olan İvan Dmitriç ile Doktor Andrey Yefimiç arasında geçen felsefi çatışmaları anlatıyor. -Doktor Andrey başlarda Zeki, vurdumduymaz tek düze hayat yaşayan bir insan ve taşra kasabasındaki bu akıl hastenesine görevli gidiyor. Orada ki Altıncı Koğuş denilen yerde hastalarla ilgilenirken İvan Dmitriç ile tanışıyor ve akış ne yazık ki güzel ilerlemiyor. -Dönemin Rusya’sının toplumsal duyarsızlığını, iletişimsizliğini, adaletsizliğini sorgulayan ve sonunda akıl hastanesinde kaderine terk edilen iki karakter. -Aslında Çehov'un zamanın ötesinde bir gözlem yeteneği var. Yayımlandığı tarihten beri yüzyıllar geçmesine rağmen halen kitapta anlatılan şeyler yaşanıyor bu da hayranlık uyandırıyor. -Çehov’un bütün hikayelerini ve oyunlarını okuyun derim
Düşünce
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,1bin okunma
İlginize
Puan vermedi·392 syf.·
2022 50. kitabı
Ben mi bir yolculuğa çıktım bu kitabı okuyarak yoksa içimdeki kaybolan kız mı ortaya çıktı bir yabancı olarak bilmiyorum. -Kırk yaşına gelmiş bir adam, kırkıncı yaş gününde ‘Kaybolduğunu’ hissediyor ve kitapta ki serüven başlıyor. Tarık beyin kırk yaşla ilgili söylediği şu söz ne güzel; öyle bıçak sırtı bir yaştır ki her şeyi değiştirebilirsiniz de bir taraftan da galiba geç kaldım diye de düşünebilirsiniz. -Yazarın okuduğum ilk kitabından merhaba. -Ben her zaman incelemelere bu uygulamada da önem verdiğim için okuduğum kitapları naçizane yorumlarım. -Kaybolan bir adam Hakan. Bölük pörçük bir çocukluğu. Eşi Yıldız. Yıldızın kayboluşu. Tek ortak noktaları kayboluşları mı acaba? Bir deprem. Depremden sonra değişen hayatlar. Yıldızın babası Reha Bey. -Okurken Hakan oluyorsunuz, Yıldız oluyorsunuz sonra. Kendinizi birinin yerine illa koyuyorsunuz. Çünkü öyle hayatın içinden -Öyle sıkıcı anlatımı yok sadece psikolojik tahliller fazla. Mesela bir bardak sadece bir bardak değil kitapta. Şekle, renge, durduğu yere anlam yüklemiş Tarık bey. -Yabancılaşmak. Kendine yabancı olmak. Kendini bulamadığı için hayattan soğumak -Bittiğinde ucu açık bir soru cevapsız kalıyor. Okuyanlar varsa üzerine tartışmak isterim. Okuyun seveceksiniz
Düşünce
KaybolanTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 20205,1bin okunma
İlginize
Puan vermedi·84 syf.·
2022 49. kitabı
‘’Ben, bir gün içmeyi bırakacağını, paramızın olacağını,annemin artık çalışmak zorunda kalmayacağını, diğerleri gibi normal bir hayatımızın olabileceğini sanıyordum’’ diyen bir çocuğun gözünden dokunaklı bir baba portresi. -Sarhoşken kötü davranan değilken mutlu eden bir baba düşünün. ‘Mutluluk çok kolaydı. Babamın iyi davranması yetiyor, böylece annem mutlu oluyordu ve biz çocuklar da onunla birlikte mutlu oluyorduk’ diyen bir çocuğun duygu karmaşıklığı gerçekten üzücüydü. -Yazarın okuduğum ilk kitabı. Bir roman ya da öykü değil bir çocuğun iç sesi. -Dünyayı çocukların gözünden düşünmeyeli belkide ne uzun süre olmuştur biz büyükler için. -Kitap okumaya ara veren, tekrar başlamak için cesaret isteyenlerin ya da hiç kitap okumayanların okuyabileceği akıcı, kısa ve etkili bir kitap. . . Babam kırk üç yaşında öldü, ben on beş yaşındaydım. Bugün ondan daha yaşlıyım. Onu daha iyi tanımamış olmaktan dolayı üzgünüm.
1000Kitap
Asla Kimseyi Öldürmedi Benim BabamJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20255,2bin okunma