Hayvanlara karşı duyulan acıma, karakterin iyiliği ile öylesine ilintilidir ki, hayvanlara kötü muamele eden bit kimsenin iyi bir insan olduğu görülmemiştir.
Alınyazısından kopardığımız her şey, dilencinin ayağı ucuna atılan paraya benzer: Verilen sadaka, duyduğu acıların sürüp gitmesini sağlayabilmek için, dilencinin hayatını biraz daha uzatmaktan başka bir iş görmez.
Ama biz yine de, “şiirler ve türküler yazarak güzelliğini bugün övdükleri kimseler, on sekiz yaş daha büyük olsalardı acaba o zaman başlarını çevirip bakarlar mıydı?” diye sorarak düşünelim biraz.