Bilmek ve bilmemek, dikkatle kurgulanmış yalanlar söylerken tüm doğruların bilincinde olmak, birbirini yalanlayan iki görüşe aynı anda inanmak, birbiriyle çelişkilerini bilmek ve ikisini birden kabul etmek; mantığa karşı mantık kullanmak, ahlaklılık iddiasında bulunurken ahlak tanımazlık yapmak, demokrasinin imkansız olduğuna ve Parti'nin demokrasinin bekçisi olduğuna inanmak; unutulması gereken herşeyi unutmak, sonra ihtiyaç olduğu anda tekrar belleğine çağırmak, sonra bir anda yeniden unutmak: Hepsinden öte, aynı süreci sürecin ta kendisine uygulamak. Nihai incelik buradaydı: Bilinçli olarak bilinçsizlik yaratmak, sonra daha demin gerçekleştirdiğiniz hipnoz eylemine dair bilincinizi tekrar yitirmek.
"Geçmişi kontrol eden," diyordu Parti sloganı, "geleceği kontrol eder." Ama yine de geçmiş, doğası gereği değiştirilebilir olsa bile, hiçbir zaman değiştirilmemişti. Şimdi doğru olan ezelden beri ve sonsuza dek doğruydu. Çok basitti. Tek ihtiyaç duyulan şey kendi belleğiniz karşısında bitmek bilmez zaferler kazanmaktı. "Gerçeklik kontrolü," diyorlardı adına: Yenikonuşta, "çiftdüşün".