Hepimiz hayat denilen kabuğun üzerinde, uçurum kabuğunun üzerinde akrobasi yapar gibi maskeler takarak yaşıyoruz. Kimi zaman nefret ediyor, kimi zaman öfkeleniyor, kimi zaman âşık oluyor, kimi zaman feryat figan ağlıyoruz.
Tüm bunlar birer akrobasi ve bizler gitgide hastalandığımızı ve ölüme yaklaştığımızı unutuyoruz.
El tüm gücüyle sıkılmış bir yumruk halindeydi. Ama duruşu, avuç içi yukarı bakacak şekilde olduğundan nereden bakılırsa bakılsın bir yerlerinde tutarsızlık vardı. Tüm gücüyle sıkılmış bir yumruk olsa bile sanki bir yerlerde kendisi gibi devasa başka bir el varmış da o el, bu yumruğu zorla açmaya kalkışsa hemen
açılıverecekmiş gibi görünüyordu. Hem pamuk ipliğine bağlı bir kararlılığa hem de kaybedeceğini bildiği halde inat etmekten başka çaresi olmayan aşağılamayla karışık bir dik başlılığa benziyordu.