Fakat gençken, kalbimin cömertliğinden, ehemmiyet verebildiğim bu nevi ahbaplıkların·hepsi de bezgin ruhum için artık eskimiş, tavsamış ve gözümden düşmüştü. Gençlikte içimden duyduğum gibi bu dünyanın bir sahibi değil, fakat bir misafiri olduğumu bir an unutamıyacak kadar anlayınca bunlar gittikçe daha kuvvetle hissettiğim fanilik azabını artık oyalıyamıyor, bu zehirimi yatıştıramıyordu.
Bütün kuvvetlerini harcıyarak tekmil ruhlariyle oynıyan oyuncular arasında, siz, soğukkanlılığınızla, ve hiç değişmeyen hulyalarınızla, mızıkçılık eden bir oyuncu gibi kalıyorsunuz! Uykuda mısınız? Hala mı uyuyorsunuz? Yoksa, aşklarını ruhları mıza salan bütün dünya nimetlerine siz lakayt mı kalıyorsunuz? Bütün bu şeylerden ziyade, siz, yalnızca, hodgam ruhunuzun ra kitliğini mi seviyor ve ancak onu mu arıyorsunuz?