Moby Dick, Beyaz Balina… Bu kitapla ilgili herkesin bir fikri var, hiç olmadı çocukken çocuk kitabı versiyonunu okumayan kalmamış, ben hariç. Ben çocukken okumadım, ama etrafımda adından hep fazlasıyla söz edilmiştir. Ben de artık okumaya karar verdim ve olmuşken tam olsun diyerek orjinal uzunluktaki metni okumayı tercih ettim, eyvah eyvah dostlar, içimden kaç kere “imdaaat!” Dediğimi hatırlamıyorum. Şuan 421. sayfadayım, çoğu gitti azı kaldı, incelemeye bir giriş yapmak istedim çünkü bazı söylemek istediğim noktalar var, ben giriş kısmının fazla açıklama içerdiğini, balinalar üzerine ansiklopedik bir tarzda anlatımı olduğunu hem duydum hem de okurken hmm evet hakkettende öyleymiş kaç sayfa sürer acaba diye düşündüm, ha bitti, ha bitecek, ha şimdi hikaye başlayacak diye diye her bölüme bi hevesle başladım, ama umudumun tükendiği yerdeyim, artık sırf prensip meselesi diyerek kitabı yarım bırakmamak adına devam ediyorum, ola ki hikaye başlar ve beni etkilerse zaten incelememin ikinci bölümünde, romanı bitirdikten sonra eklerim.
Yazar sürekli şu modda: “durun durun bi dakka, bunu anlatmadan önce şu noktaya açıklık getirmeliyim; balinaların kuyruğu bla bla” “bunu duymadan önce şunu bilmenizde fayda var: balinaların kulakları bla bla bla” yani araya birkaç sayfa hikaye sıkıştırıp kalan kısımlarda bolca balina bilgisi ediniyoruz, kuzey balinaları ve güney balinaları arasındaki farklar, kulaklar, gözler, su fışkırttıkları delikler, nelerle beslenirler, ne kadar büyükler, tehlikeli yanları, su üzerinde bıraktıkları şekiller, yaşadıkları veya gezindikleri bölgeler, vücutlarındaki yağlar, kaç varil yağ çıkar, neresinden çıkar, nasıl avlanır, nasıl kesilir, yenir mi, nasıl yenir, nasıl pişirilir, anlatamayacağım kadar detaylı anlatılıyor. Konu (yani balina) belki büyük derecede