"Hiçbir inanç, hiçbir ideoloji, hiçbir toprak parçası; bir çocuğun canından, bir masumun gözyaşından daha kıymetli olamaz. Savaşların, çatışmaların, kavgaların arasında sessizce toprağa düşen çocuklar bize en büyük gerçeği haykırır: Çocukların öldüğü hiçbir dava haklı değildir.
Bir çocuk, nefreti bilmez. O, sadece oyun oynamak, gülmek ve sevilmek ister. Bir çocuğun dünyasında düşmanlık yoktur, sadece hayaller vardır. Ama ne yazık ki büyüklerin çıkardığı savaşlarda, en çok onlar acı çeker. Çünkü hiçbir savaş, barut kokusunu anlamayan küçücük bir bedeni haklı gösteremez. Hiçbir dava, bir bebeğin yırtılan beşiğini, parçalanan kalbini, yetim kalan gözlerini meşrulaştıramaz.
Eğer bir mücadele, çocukların mezar taşlarıyla yükseliyorsa; o mücadelede adalet değil, zulüm vardır. Ve zulümle kurulan hiçbir düzen, insanlığa huzur getirmez. Bizler, hangi görüşten olursak olalım, çocukların yanında olmakla insan kalabiliriz.. Vicdanı olan herkes bilir: Masum bir çocuğun ölümüyle kazanılan zafer, aslında kaybedilmiş bir insanlıktır.
Dünya, çocukların kahkahasıyla güzeldir; çığlıklarıyla değil. Ve insanlık, çocukları korudukça yaşar. Gerisi sadece yıkımdır...."