Uzun zaman sonra tekrar okuyup keyif aldığım bir roman.
Oldukça akıcı bir dili var. Sinematografik bir anlatım olduğu için kafanızda adeta bir film gibi canlandırabiliyorsunuz.
İlk çıktığı zamanlarda içerdiği argo ve küfürler nedeniyle çok eleştirilmiş hatta yasaklandığı dönemler olmuş. Fakat Amerika'da yaşayan ergen bir bireyin kafa yapısını güzel yansıttığı düşünülüyor kimi çevrelerce.
Kitapta ana karakterimiz Holden'in gözünden olaylar anlatılıyor. Holden okuldan kovuluyor ve eve dönüş öncesi yaşadığı 3 günlük süre zarfında New York'ta başından geçen olaylar ve bir bilinç akışı şeklinde düşünceleri gözler önüne seriliyor.
Genel olarak baş karakterimizin muzdarip olduğu konu, insanların ve hatta özellikle yetişkinlerin sahtekarlıkları. Fakat çelişkili bir şekilde kendisinin de sıklıkla yalanlara başvurduğunu görüyoruz.
Ayrıca çok büyük bir yalnızlık içinde ve geleceğe dair kafası karışık, nasıl bir hayat istediğine karar verememiş ve tüm insanlardan sahtekarlıkları nedeniyle nefret ettiğini düşünen bir karakter.
Keyifli okumalar!