Sevdiğim insanlara karşı kırgınlık hissettiğimde ağlamak eğer bir zayıflık, düzeltilmesi gereken bir noksanlık, fazla duygusallık olarak kabul edilmeseydi, olduğum gibi, kendimi tutmadan yaşayabilseydim eğer, koşulsuz sevginin varlığını kabul edebilirdim.
Kendini iyileştirmek herkes için farklıdır. Karşınızdaki insan kendini her koşulda iyileştirebilen ve kollayan biriyse sizin kendinizce sarf ettiğiniz çabalar görünmez olur. Bir insan sizden herhangi bir konuda iyiyse, siz kendinizi ne kadar geliştirseniz de onun seviyesine gelemediğiniz sürece tatmin olmaz, sizi çabasızlıkla suçlar.
Bambaşka biri olmak için çok çabaladım. Arkamda bıraktıklarımı küçültmek, büyüdüğüm yeri, zorunlu seçimlerimi, istemeden yaptıklarımı, bana uymadığını bile bile devam ettirdiklerimi geride bırakabilmek için çok çalıştım. İnsan bu çabaya girdiğinde ve uzun süre bunun için emek verdiğinde bir gün bunu başardığını düşünür, halbuki silmek, yok etmek istediğin dönemlerini beraber yaşadığın birileri mutlaka vardır, onlar da yaşamaya devam eder, seni içinde taşımayı sürdürür, reddettiğin eski yaşamın birilerinde dipdiri duruyordur. Böyle anlarda geçmişin asla silinmediğini anlarsın.
Ölüm, birini affetmemeyi kafaya koyduğunuzda sizi o nefretle bilenmekten ve içinizdeki uçurumları büyütmekten başka bir işe yaramıyor…
Nefret olmasa ölümün suçu Tanrı'nın üzerine kalacak çünkü.