"Ölüm ya i'dam-ı ebedîdir; hem o insanı, hem bütün ahbabını ve akaribini asacak bir daracağıdır. Veyahut başka bir bakî aleme gitmek ve iman vesikasıyla saadet sarayına girmek için bir terhis tezkeresidir.
Ve kabir ise, ya karanlıklı bir haps-i münferid ve dipsiz bir kuyudur. Veyahut bu zindan-ı dünyadan bakî ve nuranî bir ziyafetgah ve bağistana açılan bir kapıdır."
Sahih bir hadis-i şerifte Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır: "Kıyamet günü kul, hasenat sahifelerinde bilmediği sevaplar görür. Ona şöyle denir: 'Bunlar dünyada kabul olunması takdir olunmayan dualarının bedelidir.'"
"Bela, sana seni tüketmek için değil; seni imtihan etmek, imanının sıhhatini hakikatine erdirmek, yakînini sağlamlaştırmak içindir. Belaların iç yüzü, Mevlâ'nın sana olan muhabbetini müjdeliyor."
"Eğer bahsedilen kısmet başkasının ise elde edemeyeceğin ve sana ulaşması imkânsız olanın ardında koşup yorulma. Eğer bahsedilen kısmet hiç kimsenin kısmeti değil ise o ancak bir fitnedir."