Bir türkü yakıldığı için olsa gerek hep yakmak olur karı. Dizeleri alev alev, bentleri duman duman. Eğer yakılmamış da söylenmişse bir türkü, ölümlüdür, fanidir. Yakılmak ki yankılanmaktır, yüzyılları aşar gider ve acılardan taşar gider.
Belki her seven aşık olmaz ama her aşık mutlaka severek işe başlamaz mı?!.. Öyleyse sevmek, perdeleri kaldırmak için bir ilk adımdır, işte o kadar!.. Gerisi uzun bir yolculuk...
Bir ülkenin dilindeki değişmeler kısa zamanda derinleşir ve nesiller arasında anlaşma zorluğu kendini gösterirse, o ülkede kültür bunalımı var demektir.
Aşk bir yanıştır, bir yalım ile başlar; mum bir alevdir, varlığı yanışa verir. Yanış bir tezkiyedir, ruhu arıtır; alev bir müteharriktir, yangını başlatır. Ve tarihin görünmeyen yüzü, bir mum alevine vabeste yangınlarla doludur. İster şehirleri, ister gönülleri yakmış olsun; yangının kaynağı bir kıvılcımdan ibarettir.