Bunlar, öyle şuursuz mahlûklar ki, kendi fenalıklarını kendileri de bilmiyorlar. Bütün fenalık kendilerinden çıktığı halde, mazlum olduklarına hakikaten inanarak ağlıyorlar.
Bazı zayıf iradeli ve uşak ruhlu kimseler gibi şahıslardan gelen fenalığı memlekete atfederek ona küsmeyeceğim. Bilâkis, göreceğim
zulüm ve gadrin benimle beraber o büyük mağdur anayı da vurduğunu,
yaralarına bir fazla yara ilâve ettiğini düşüneceğim ve daha kuvvetle, daha
şevkle çalışacağım.
Ben zannediyordum ki, ömürlerimizin
teknesini istediğimiz sahile çekmek için yalnız onun dümenini ele almak kâfidir... Anlıyorum ki, değilmiş... yollar görünmez kayalarla doluymuş... Onlara çarpmamak lâzımmış... Daha fenası gizli akıntılar varmış ki, insan onlara kapıldığı zaman yolun değiştiğini, gittikçe uzaklaştığını farkedemezmiş... Ta kendisini başka sahillere düşmüş görünceye kadar...