Herkesi derin düşüncelere sürüklerdi. Hatta o ayrıldıktan sonra çiçekler, kuşlar ve ağaçlar bile düşünmeye başlardı. Huzurlu derinden gelen, karanlığı çağrıştıran sesi, sanki sarhoşmuşsunuz da karanlık gecede bir labirentte kaybolmuşsunuz gibi kafanızı karıştırırdı.
Ancak burada, bu aşılmaz ormanda, her ağacın bir mucize olduğu, her kuşun durmaksızın düşünmek için bir malzeme sağladığı, koca bir ömrün insanı keşfetmeye yetmediği bu yeşil toprakta, dünya bizi köle yapıyor.