Şayet geri dönersem, küçük bir kum yığını olurdum, kimse toza dönüşecek bir şeyi eline almazdı. Baba olmak kucaklaşmaktır. Ama ben bir avuç kara toprak gibiydim. Geri dönersem, çölden başka bir şey olmayacaktım.
Avrupa kendi kendini katlediyor. Papalagi zıvanadan çıktı. Herkes birbirini öldürüyor. Her yerde kan, korku ve çürümüşlük kol geziyor. Nihayet itiraf etti Papalagi, içinde Tanrı olmadığını. Elindeki ateş sönmek üzere. Yolu karanlıklarla kaplı.
Düşüncelerime dayanarak söylüyorum, Papalagi’nin (beyaz adamın) bize getirdiği İncil, onun için takas edilecek bir maldan başka bir şey değildir. Meyvelerimizi, ülkemizin en büyük, en güzel parçasını elimizden almak için kullandığı bir mal.