Hakikat ve yalan arasındaki çizginin muğlaklaştı, neyin hakikat neyin yalan olduğunun belirsizleştiği zamanlar güven duygusunun en çok yara aldığı zamanlardır.
“Eğer bir insanın nefsi, dininin elinde karın erimesi gibi erimezse, o insanın dinini nefsinin elinde kar gibi erir.”
Mesele emaneti yüklenebilecek kadar emin olabilmektir. Güveni onarmaya talip olanın kendisi güvenilir olmalıdır.