Ormanı hiç bulamazsın, ağacı görmezden gelirsen… Orman sadece bir kelimedir, var olan ağaçtır. Belki de bu yüzden birçok insan Tanrı’yı arıyor ve bulamıyor. Tanrı orman gibidir: bir ağaç bulacaksın, bir kaya, bir kadın, bir erkek, bir köpek, bir yılan, bir yıldız, bunları bulacaksın; Tanrı’yı hiçbir yerde görmeyeceksin.
Hiçbir şey ol. Bir kez birisi olduğunu düşünmeye başladın mı, durursun; o zaman sevgi akmaz. Sevgi yalnızca hiç kimse olan birisinden akar. Sen egoyla dolu olduğunda, sevgi kaybolur.
Benlik ustasına dönüşmek bir duygusal tepkinizi başında fark etmek ve kendinize anında “neden korkuyorum” diye sormaktır. Korkuyu ne kadar çabuk teşhis edip salabilirseniz o kadar çabuk hakiki benliğinizde yeniden merkezlenebilirsiniz. Yaşadığınız her duygusal tepki size kendinizle ilgili bir şey öğretmek üzere oradadır.
Neyin olumlu neyin olumsuz olduğunu gerçekten biliyor musunuz? Tam tabloyu görebiliyor musunuz? Birçok insan için sınırlanma, başarısızlık, kayıp, hastalık ya da her türlü acı en büyük öğretmen olmuştur. O onlara sahte benlik imajlarını ve yüzeysel, egonun buyurduğu hedefleri ve arzuları bırakmayı öğretmiştir. O onlara derinlik, alçak gönüllülük ve şefkat kazandırmıştır. O onları daha gerçek hale getirmiştir.
Gerçek yaşamda başa çıkmanız gereken tüm şey bu andır. Kendinize gelecek yıl, yarın ya da beş dakika sonra değil, şu anda hangi soruna sahip olduğunuzu sorun. Siz şimdi ile daima başa çıkabilirsiniz ama gelecekle asla başa çıkamazsınız, bunu yapmak zorunda da değilsiniz. Ne önce ne de sonra, ancak ona ihtiyacınız olduğu anda yanıt, güç, doğru eylem ya da kaynak ortaya çıkacaktır.