Bu dünyada her şey ne bayağı, ne beyhude, ne kirliydi!… Bu dünyada güzellik bir hayal, sezgi bir efsane, asalet ve zarafet, insanın üstünde hafif bir cilaydı.
Zaman, kalplerdeki çarpıntı ve yüzlerdeki endişeydi; herkes, arkasından mütemadiyen itildiğini hissediyor; fakat ne iteni ne de gittiği yeri biliyordu.