Aklınız ve tutkunuz denizlere açılmış ruhunuzun dümeni ve yelkenleridir. Yelkenleriniz ya da dümeniniz parçalanırsa, oraya buraya savrulup sürüklenmekten ya da denizin ortasında hareketsiz kalmaktan başka bir şey gelmez elinizden.
Çünkü tek başına hükmeden akıl, kısıtlayıcı bir güçtür; başıboş bırakılmış bir tutku ise, kendisini yok edene kadar yanan alevdir.
Sayfa 28 - Türkiye İş Bankası Yayınları·Kitabı okudu
Sonra bir hukukçu dedi ki, fakat ya Yasalarımız, üstat? O da yanıtladı: Yasa koymaktan haz alıyorsunuz. Ama onları çiğnemekten aldığınız haz daha fazla. Okyanus kıyısında oynayan, durmaksızın kumdan kaleler yapıp sonra da kahkahalar atarak onları yıkan çocuklar gibi.
Sayfa 24 - Türkiye İş Bankası Yayınları·Kitabı okudu
Sevinçliyken yüreğinizin derinliğine bakın göreceksiniz; sizi şimdi sevindiren, bir zamanlar üzenden başkası değildir.
Kederli olduğunuz zaman yine yüreğinize bakın göreceksiniz, aslında, bir zamanlar neşe kaynağınız olan için ağlamaktasınız.
Sayfa 16 - Türkiye İş Bankası Yayınları·Kitabı okudu
"Veririm ama sadece hak edenlere" dersiniz sık sık. Ne meyve bahçenizdeki ağaçlar böyle der ne de çayırlarınızdaki sürüler. Onlar yaşayabilmek için verir çünkü vermekten kaçınmak yok olmaktır.
Sayfa 11 - Türkiye İş Bankası Yayınları·Kitabı okudu