gencdinozor

Reklam
Bir süt ırmağı akıyordu boynundan Omuzlarında iki dolunay göllenmişti Karnı altın güneşlerde buğday tarlaları Göğüsleri bağ bozumlarından bir salkım şıra Dünyanın bütün gülleri ağzında açıyordu Çoban ateşleri, nar oyukları, yıldız böcekleri Gövdemde sonsuzluğun dilsiz ayini Tanrı kirpiklerinden yürüyordu canıma.
Ey bunalmış zaman. Çiçeksiz kapı. Ey iğde kokulu ana rahmi Sen açtın can evimi sen kapadın Kalbimde kaderinin mührü Ağzım gökyüzü Gittim ve geldim, söyledim ve sustum Dünya bir gölgelikmiş* Doğan ve batan günden öğrendim... Sevgilim Önce ölümden sonra senden doğdum ben.
Gerçek zamanla yüreğin zamanı nasıl karışıyor böyle... Usul bir gülümsemeyle yürüyorum. Kırmızı bir bulut yüzün. Bir çınar ağacının gölgesindeyim. Yapraklar değil saçların dökülüyor üstüme. Mavilikte bir görkem. Şarkılar dinliyorum. Parmakların, sesinden önce akıyor içime. 'Uçan kuşlar sarhoş olur' bir daha inanıyorum. Saka kuşlan bayram yerine çeviriyor alacakaranlığı. Öyle zamanlar bağışladın ki, ölüm de ayrılık da yitirdi hükmünü. Günaydın büyük güzellik. Acı sonsuzluk merhaba...
Reklam