Kötü deneyimler, varlığımızdaki eksikliklerin tekâmül vesileleridir.Bir harfi onlarca kez çizdiren öğretmen gibi davranıyor hayat.Nasipsizlere aynı ödevi ceza gibi,düzelene kadar tekrar ettiriyor.Azmedenlere ise hakkını veriyor.Hayatın soruları en zor yerden gelmiyor, zorlandığımız yeri en zor sanıyoruz yalnızca.
Kaygı, şefkat,hırs,kibir,itibar nerede zorlanıyorsak onu koyuyor sınav diye önümüze.Azmet,aş ve geç diyor bunları.Parmakların neyde ısrar ettiğine göre veriyor notunu hayat.Ne parmaklarıyla birilerini ispiyonlayanları ne de hırsla parmak kaldıranları başarılı sayıyor.Parmaklarındaki kalem nasırlarından seçiyor gerçek talebesini.
Evrenin genişlediği gibi genişliyor kalp de.Güneşi, gezegenleri, yıldızları,kara delikleri,toz bulutlarını hepsini sığdırabiliyor içine.Kalbin sonsuzluğu böyle bir şey...
İbn-i Arabi'den Tanım-ı Aşk:"Ben âşık olduğumu öldürürüm.Öldürdüğümün diyetini ödemek bana düşer.Onun karşılığı da bizzat Benim."Arabi'nin aşk yorumu aşkı,âşığı,maşuku da birleyen tevhit sırrıyla anlamını bulur.Tasavvufta sayısız ve sonsuz izahı olan bu bakış;aşkın Muhammedî nur ve muhabbetten hasıl olduğuna ve kişinin de kalbinin nasibi oranınca bunun kendisinde zuhur ettiği görüşüne dayanır en yalın anlamıyla...