Uğrunda bütün dünyayı unutmaya karar verdiği kadının da kim olduğunu bilmiyordu. Bu bir hayalet, gözle görüldüğü zaman da, tahayyül edildiği zaman da hakikate az benzeyen, güzel ve korkunç bir hayalet, bir aşk ve ölüm perisiydi. Onun zihninde irtisam eden bulutlu ve kaypak şekline, onun hatırasından sızan tütsüye, onun ruha verdiği savrukluğa ve derbederliğe sarhoşluk çok yaraşıyordu. Onu bütün tehlikeleri ve bayıltıcı lezzetleriyle sevebilmek için şair olmak lâzımdı.