Anıların kırık aynasını ortalığa saçılmış incecik onca parçadan bir araya getirme çabasıyla bu unutulmuş kasabaya geri döndüğümde,yaşlılığının son demlerinde onu bulduğum aynı hamakta yine aynı biçimde yatarken bakıp görmüştü o sabah oğlunu.
Elyazmalarındaki son cümle, insanın zaman ve mekan düzeni içinde ki yerine yerli yerinde oturuyordu. "Soyun atası ağaca bağlanır, sonuncusunu da karıncalar yer."diye yazmıştı Melquiades.
Düşlerinin paramparça oluşundan çok,yaralarının verdiği sızıdan acı duyuyordu. Çünkü artık bütün umutların sonuna gelmiş, şan ve şöhret özlemini de geride bırakmıştı.