Bir toplumun aniden körlük salgınına yakalanmasıyla başlıyor hikaye başta trafikte kırmızı ışıkta duran bir yaşlı adam yakalanıyor daha sonra yayılıyor ve en sonda tüm ülke yakalanıyor bir kişi hariç. Kitabı okurken sürekli bir çaresizlik içerisindeydim çünkü karantinada kalan bir grub körün yaşadıkları bize hayatta kalmanın bazen tüm ahlaki ilkeleri nasıl silip süpürebileceğini gösteriyordu.
Özellikle de doktorun karısının birini öldürdüğü sahne beni etkiledi çünkü Normal şartlarda asla yapmayacağı bir şey, hayatta kalma ve başkalarını koruma içgüdüsüyle meşrulaştı. Bu da bana iyilik ve kötülüğün bazen çok ince bir çizgiyle ayrıldığını düşündürdü.