… biri gaipten çıkıp da bu yaşlanma hesabımın yanlışlığını düzeltecek zannediyorum. Bunca seneler nasıl olmuş da bu kadar çabuk gelip geçmiş! Hudâ bilir bu sürate bir türlü akıl erdiremiyorum!
Eskiden hep nazla geçen mevsimler artık birer kasırga hızıyla savruluyor! Artık seneler aylar gibi, haftalar günler gibi, saatler dakikalar gibi geçiyor! Zaman bir acele hastalığına tutulmuş da bizi iterek kovalar gibi koşuyor!
Başlara hiç dokunmaya gelmez. Zira hepsinin üstünde böyle gözlere görünmez, sırçadan ince ve dokunulunca binbir parçaya kırılarak gönülleri de beraber kıracak taçlar vardır.