En başından ses çıkarmamız gerekirken susmayı tercih ettik, haklılığın verdiği o gür sesi kullanmaktansa bize dokunmayan yılanın ömrünü uzattık. Şimdi cılız bir sesle bilmemkaçkollu bir canavar karşısında isyan etme girişimlerinde bulunmaya çalışıyoruz, ki bu girişimler de en az sesimiz kadar cılız. Hiç kimse kendini ilgilendirmeyen haksızlıklara ses çıkarmayınca hepimizi ilgilendiren haksızlıklar karşısında sesimiz çıkacak takat bulamayacak hale geldi. İki elin sesi vardı bir zamanlar, artık yok. Kendine müslüman bir topluluğun zavallı çırpınışını izlerken çatlayan aynalara bakmamaya çalışarak suç bastırıyoruz. Elbette hırsızın da suçu vardır ama biz o hırsıza kapıyı ellerimizle açtığımızda yavuz hırsız bizi bastıracak kadar güçlü bir hale gelmişti bile. Haksız olduğumuz kadar güçsüzüz de artık. Kan damarlarımızdan biri koptu, dolaşımımız ha durdu ha duracak, muhtaç olduğumuz kudret aradığımız yerde değil artık.