Zülfü Livaneli'nin baş yapıtı.
kitabın içimde uyandırdığı hisleri tarif edemiyorum. Diğer kitap yorumlarında olduğu gibi harika muhteşem vs. gibi yüceltici kelimeler bile o kadar yetersiz kalıyor ki...
ah Nadia, Maya hanım ( Ayşe), Mari (semahat hanım) sizler yaşamın cesur kadınlarsınız....
Hayatımda mutlu günlerim olmuştu elbette, ama mesele sadece mutluluk değildi.Önemli olan yaşadığını, hayatın bir anlamı, bir değeri olduğunu hissetmekti. Elinde çiçekler tutan beyaz gelinlik giymiş bir kızın mutluluğu gibi bir şey değildi bu. Daha derin bir varoluş sorunuydu. Dünyaya gelmiş olmamın bir anlamı var mı, bu yaşlı gezegene ya da üstünde yaşayan insanlara küçücük bir katkım oluyor mu gibi tuaf soruların cevabıydı.
Herşey tanıdıktı da yüzündeki ifade yabancıydı.İnsan tanıdığı birinde daha önce hiç rastlamadığı bir yüz ifadesi görünce, demek ki oluşan yabancılık duygusu çok etkili oluyordu.