Anglikan değil de Katolik olsaydım, günah çıkartarak içime gömdüğüm sözcüklerden kurtulurdum. Fakat bizim böyle bir tesellimiz yok ve ben bugün bu tuhaf denemeye girişerek, sizin önünüzde içimdekileri anlatarak özgür olmak istiyorum.
“Kuşkusuz devletin mahkemesi bu tip olayları benden daha sert değerlendiriyor; onun görevi genel ahlak kurallarını ve gelenekleri acımasızca korumaktır; bu da onun insanları affetmesini değil, yargılamasını gerektiriyor. Kaldı ki resmî kimliği olmayan ben, neden bir savcının rolünü üstleneyim ki: Ben savunmayı tercih ediyorum. İnsanları yargılamaktan değil, anlamaya çalışmaktan zevk alıyorum.”
Stephen King'in kızı için yazmış olduğu masal kitabı. Kalemini merak ettiğim fakat korku-gerilim kitapları okuyamadığım için kendisinden mahrum kaldığımı düşünüyordum. Kitap fuarında Stephen King kitaplarının stantında ki arkadaş bana bu kitabı önerdi. iyi ki önermiş.
Kitabın konusu kral ve oğullarının hikayesini anlatıyor. Kralın kötü ölümü ve tahta geçmesi gereken büyük oğlunun zindana atılmasını. Küçük prensin kral olması ve ülkeyi yönetememesini. Kitaptan çıkardığım sonuç: sabredin,savaşın ve çabuk pes etmeyin... Keyifli okumalar