"Aynı düşünce üzerinde uzun süre durmaya gelmez: Düşünceler kaleydoskopların renkli,küçük camlarından görünür gibi gittikçe değişir,hareket ederler... Bir bakarsın gördüğün şekiller değişmiş..."
"Doğrudan yüzüne bakmaya kimsenin cesaret edemediği tek varlık şeytan değildir, kendi içine bakmaya da hiç kimse cesaret edemez; ayrıca bizde pışpışlanmayı sevenler yalnızca çocuklar değildir."
"Ne denli dâhice olursa olsun,içgüdü insan için bir değer yargısı olamaz. Akıl,sade,sağlıklı sağlam bir akıl... insana değer kazandıran budur işte. Bizim gurur duyacağımız gerçek değerimiz budur."
"Oğul demek, dalından kopmuş bir sürgün demektir. O tıpkı bir kartala benzer; ya geri döner, ya da gider. Ama biz ikimiz,sen ve ben, bir ağaç kütüğünde yetişen iki mantar gibiyiz... Yan yana oturuyor, hareket bile etmiyoruz. Senin için yaşamım boyunca değişmemiş olarak kalan sadece benim. Nasıl ki sen de benim için öyleysen!"
"- Ne düşünüyorum, biliyor musun?
- Hayır, ne düşünüyorsun?
- Ailemin, keyiflerince bir hayat sürdüklerini düşünüyorum. Babam altmışında, uğraşıp duruyor; geçici çarelerden söz edip duruyor, insanları iyileştiriyor, köylülerine iyi davranıyor, böylece geçinip gidiyor. Annemde mutlu; günü, türlü işlerle, ahlarla vahlarla geçtiği için kendini düşünmeye bile fırsatı yok... Bense..
- Evet?...
- Bense düşünüyorum: «İşte şuracıkta bir saman yığını gölgesinde uzanmışım. İşgal ettiğim bu daracık yer, benim bulunmadığım, hiçbir ilişkim olmayan yerlere oranla okadar küçük ve sıradan ki... Sonra, yaşayacağım zaman parçası da, önceleri içinde olmadığım, gelecekte de içinde olmayacağım sonsuzluğun yanında o kadar önemsiz ki.»"