Büşra

Büşra
@Busrabetul
45 okur puanı
Ekim 2016 tarihinde katıldı
7/10
Kitabı, çevremde bazı arkadaşlarımdaki derin etkilenmeyi görerek ve tavsiyelerine de uyarak sonunda okudum. Edebiyata ilgili biri olarak, kitabı okuma sürecinin başlarından beri hep kendi kendime anlatım dilini eleştirdiğimi farkettim. Olabildiğine düz bir anlatımı vardı. Oysa bana göre içeriği daha zengin ve derin kılan anlatımıdır. Örneğin sürekli ana kahramanların yüzeysel günlük yaptıklarını okumak yerine, iç çalkantılarını, ruh halini okumayı çok daha arzu ederdim. Livaneli de kitabın sonlarına doğru bu konuya kitabın ana kahramanın ağzından değinerek, anlatıma dikkat etmediğini, sadece anlatmak istediği şeyler olduğunu belirtiyor ve profesyonellik gibi bir iddiası olmadığını dolayısıyla içtenliği kaybetmemek için bu şekilde yayınlanmasını arzu ettiğini vurguluyor. Oysa kitabın sonuç kısmının başına yazdığı 'epilog' kelimesi bile bir planlama uğraşında olunduğunun en basit göstergesi bana göre. Okuduğum ilk kitabı olması hasebiyle Zülfü Livaneli'nin genel üslubu bu şekilde mi yoksa bu kitaba has bir durum mu bilemiyor ve bu noktadaki eleştirimin yergi gibi görülmesinden sakınıyorum. Kitapta, tarihin ve coğrafyanın acı kaderine kurban gitmiş Max ve Nadia'nın dokunaklı hikayesi etrafında Struma olayı gibi gerçek facialara da tanıklık ettim ve Almanya'da başlayan Nazi döneminin sonuçlarını ve II. Dünya Savaşının Türkiye'deki yansımalarını kendi araştırmalarımla da beraber öfke ve kederle okudum. Ancak yazarın uygun gördüğü her küçük fırsatta Türkiye'yi taşlayan imalar yapmasından rahatsızlık duydum. Bu konu çok daha yakın perspektiften yazılıp ayrı bir inceleme yapılacak seviyede bana göre. Ancak dediğim gibi ilk okuduğum kitabı olduğu için yazarın muhalif kimliğine, daha doğrusu bunu eserine yansıtmasına, hatta "nasıl" yansıtmasına değinmek doğru olmaz diye
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2015163,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·
Beğendi
Bir rahatsızlık veriyor ama olmanız gereken yerdesiniz. Her ne kadar kitabın tam hakkını verebilmek için asgari düzeyde tasavvuf ve klâsik dönemin aşk anlayışından haberdâr olmak gerekse de okuyunuz. Mutlaka alacağınız değerli mesajlar olacaktır. "Cihan üstadı olan Eflatun'un ilk zamanlarda işi şuydu: Altın bulmaya uğraşır, bakırdan altın yapmaya, iksiri bulmaya çalışırdı. Elli yıl bir bucağa kapandı, onu kimsecikler göremedi, yumurta kabuğuyla baştaki saçtan iksiri buldu, azıcık bir kimya ile bir hayli altın yapmayı başardı. Altın yapmak o kadar kolay olunca da ona toprakla altın aynı değerde göründü. Bir gün kendi kendine, ey gönül dedi, bir düşün şimdi, senin mayanı, yaradılışını kim iksir hâline getirecek?" sf. 410
İlâhinameFerîdüddin Attâr · İş Bankası Kültür Yayınları · 2019372 okunma
8/10
·
Beğendi
"Hz. Musa, Allah katında en üstün davranışın, Allah için sevmek ve Allah için nefret etmek olduğunu anladı." Bu kitap İmam Gazali'nin İhyâ adlı eserinden 'Âdâbü'l-ülfeti ve'l uhuvveti ve's-suhbeti ve'l muâşereti ma'a asnâfi'l halk' başlıklı kısmın çevirisinden oluşur. Arkadaşlık hukukunu, Allah için sevmek ve yine Allah için buĝzetmek çerçevesinde açıklayan Gazali, bu açıklamaları peygamberlerin sözleriyle ve derin anlayış sahibi insanların hikmetli sözleriyle bezer. Bu konuları yer yer özet, yer yer de detaylandırarak verir. Ben bu hâlde kitabı okurken istemsizce kendimi, hep bir mahkeme içinde buldum. O mahkemede arkadaşlarımla ve bir şekilde bağım olan insanlarla ilişkilerimi yargıladım. Yargılandım da. Çok zamandır hasretini duyduğum arkadaşlığın nitelikleri karşısında hüzünlendim. « İnsanlar dinî bağlılığın güçlü olduğu hicri birinci asırda birbirleriyle ilişkilerini din eksenine oturtmuşlardı. Sonra dine bağlılık zayıfladı ve ikinci asırda vefa ve sadakat eksenli ilişkiler görüldü. Derken vefa ve sadakat da kayboldu ve üçüncü asırda ilişkiler yiğitlik ve mertlik üzerine kuruldu. O da ortadan kalkınca geriye ancak korku ve özlem kaldı. » Evet, biz sevmeyi bilmiyoruz. Şimdiye kadar yaşayarak gördük ki Allah için sevmedikçe o sevgi bize imtihan oluyor, külfet oluyor, geçici oluyor, belâ oluyor ama mutlaka bir sorun oluyor. Bu hiç değişmez. Çünkü yalnızca Allah için sevenler var olan kusurları görmezden gelirler. Yalnızca Allah için sevenler bir kusur karşısında dönüp gitmezler. Okuduğunuzda sizde bir şeyleri değiştirmeye, daha doğrusu ıslâh etmeye yönlendiren, Gazali'nin ilmî kitaplarından ziyade irşadî kitaplarından sayabileceğimiz bu eserini, hâli hazırda zaten geç kalmış bulunuyorken, daha da geç kalmamak adına herkese tavsiye ederim. Zira arkadaşlık
Bana Arkadaşını Söyleİmam Gazali · İlke Yayıncılık · 2010277 okunma
8/10
·
Beğendi
İngiliz yazar George Orwell'ın bu kitabı, bilindiği üzere Sovyet Rusya'da vücut bulan Stalinci sosyalizmin eleştirisidir. Bu onun karşıtdevrimci olarak anılmasına sebep olup, kitabının soğuk savaş silahı olarak kullanılıp okutulmasına sebep olsa da aslında reel sosyalist rejimin eleştirisidir yani ideal sosyalizm değildir eleştirilen. Bu açıdan kitap iki yönlü bir eleştiriyi barındırmasıyla kuvvetli bir yergi türüdür. İspanya iç savaşı döneminde Stalinci olmayan solun, Sovyet yandaşları tarafından ihanete uğraması bilgisinden sonra Orwell'ın Stalin'e duyduğu nefret, sanırım kitapta Napolyon karakterinin temel taşlarının oluşmasında büyük etken olmuştur. Kitapta yer alan Napolyon'un "Ona hak ettiği cezayı veren hayvana, 'Ikinci Dereceden Kahraman Hayvan' nişanı ve yarım kova elma. Onu sağ getirene bir kova elma!"dediği kısımda Stalin'in psikopat karakterinin sadece küçük bir özelliğinin zekice yansıması görülür... Eğer halk kendi gücünün farkında olmayıp cahil kalırsa, iktidara hırslı ve kurnaz insanlar tarafından özgürlüklerinin farkında dahi olmadan nasıl elden yitirileceğini ve bunun bedelsiz olmayacağını da anlatıyor kitap bize. Bu peri masalının arka planı gözetilerek inceleme yapıldığında daha söylenecek çok söz vardır. Celâl Üser'in sunuş yazısı kitabı anlamlandırmak için oldukça önemlidir. Keyifli okumalar...
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,1bin okunma
8/10
·
Beğendi
Robert Burns'un kitabın ismine ilham veren şiirini okuduğumda benim için anlamının ve etkisinin arttığı kitap. "Merak etme minik Fare Bir sen değilsin hayalleri suya düşen. Fareler ve insanların en sıkı tasarıları dahi Sıklıkla ters gider, ve vadedilen mutluluktan geriye Acı ve keder kalır."
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023211,4bin okunma