Büşra Bozkurt

Büşra Bozkurt
@Busrabozkutr
SENİ SEVEN MEΗΜΕΤ'ΙΝ Sana çiçek getirdim dikkatini çekmek için, Her sabah karşıladım bir gülücük görmek için, Selam durdum en önde bir günaydın bekledim Okan'a gülümsedin bana selâm vermedin. Seni sevdim öğretmenim, yine de seni sevdim, Bisikletim olsaydı inan sana verirdim, Sabah kırağıda geldim, buzda, karda hep geldim; Çok üşüdüm öğretmenim "üşümüşsüüün" demedin. Didem hastalanmıştı "Dideeem" dedin,"Şebneem"dedin, Züleyha'yı, Tolga'yı her fırsatta severdin, Hasta oldum bilerek, bunu hiç farketmedin, Sevgini kazanmayı bir tek ben beceremedim. Kapılarda bekledim, tahtayı hep ben sildim, Bazen ayağa kalktım, kimi zaman eğildim, Gözümden yaş aktı bazen, kendi kendime sildim, Sana yakın olmayı bir ben beceremedim. "Yedi binlere kadar birer birer yazın" dedin, Parmacıklarım tutuldu, yazmaktan vazgeçmedim, Defterlerine baktın Altuğ ile Figen'in, Dokuz yaprak doldurdum, ödevimi görmedin. Şiir verdin Nalan'a, Zuhal'in resmini övdün, Süreyya'ya güven verdin, beni hiç mi sevmedin? Gücensem de öğretmenim hiç kızmadım, renk vermedim, Arka sıradaki Mehmet, seni seven Mehmet'in.
Sayfa 165·Kitabı okudu
Reklam
Nâzım ona ebedi bir nedamet yükü, Hüsnü Paşa da bilemem ne şekil bir azap kâbusu bırakmıştı!
Sayfa 104·Kitabı okudu
Siz güzeller, bizim gibi güzel olmayanların, güzel dendiği vakit ne hissettiklerini bilmezsiniz. Hatta söyleyen bir ihtiyar olsa bile.
Sayfa 55·Kitabı okudu
Ah insana duyacağı, isteyeceği bir şekilde gelmeyen hıyanetkâr saadet! Benimki işkenceli bir saadet.
Sayfa 180·Kitabı okudu
Zaten muhabbetin anahtarı etrafındakilerin anlayacağı ve mukabele edebilecekleri tarzda onları sevmek, onlarla konuşmak değil mi?
Sayfa 57·Kitabı okudu
Reklam