“...Ah Lord Henry, keşke bana yeni baştan genç olmanın yolunu gösterebilseniz!”
Lord Henry bir an düşündü. Sonra karşısındaki kadına bakarak, “Eski günlerinizde yaptığınız büyük bir hata anımsayabiliyor musunu, düşes?” diye sordu.
“Korkarım pek çok!”
Lord Henry, “Öyleyse bunları yeniden yapın,” diye ciddilikle yanıtladı. “İnsanın gençliğini yeniden kazanabilmesi için çılgınlıklarını yinelemesi yeterlidir.”
“Dünyada her şeye anlayışlı davranabilirim, acı çekmek dışında,” dedi. “İşte buna anlayış gösteremem. Gereğinden fazla çirkin, feci, üzücüdür. Çağımızın acıya karşı gösterdiği yakınlıkta son derece hastalıklı bir şeyler var. İnsan yaşamın rengine, güzelliğine, yaşam sevincine yakınlık göstermelidir. Yaşamın cehaletli yaralarından ne kadar konuşmazsak o kadar iyi bence.”
“Ne yapacağımı bilemedim, ben de hemen sana koştum.” Zaten hep böyle olurdu, kederli olan herkes, kuşların deniz fenerine uçmaları gibi, doğruca eşime gelirdi.