"İnsanın birini etkilemesi demek ona kendi ruhunu vermesi demektir de ondan. Bu insan kendi doğal düşünceleriyle düşünmez artık, kendi doğal ihtiraslarıyla yanmaz. Erdemleri sahici değildir. Günahları -günah diye bir şey varsa eğer- ödünçtür. Bu insan başka birinin müziğinin bir yansıması olup çıkar, kendisi için yazılmış bir rolde oynayan bir aktör..."
“ Sanatçı dediğin güzel şeyler yaratmalı, ama bunlara kendi özel yaşamından hiçbir şey katmamalı. Öyle bir çağda yaşıyoruz ki herkes sanata bir tür özyaşamöyküsü gözüyle bakıyor. Soyut güzellik duygusunu yitirmişiz. Günün birinde bunun ne olduğunu bütün dünyaya göstereceğim ben; işte bu nedenledir ki dünya benim yaptığım Dorian Gray portresini asla göremeyecek. ”
Doğrusunu istersen, büyük bir olasılıkla, kişi ne kadar içtenlikten uzaksa, ileri sürdüğü fikir de o oranda saf bir zihinsel değer taşıyacaktır, çünkü o kişinin ihtiyaçlarının, arzularının ve de önyargılarının rengini kapmamış olacaktır.
"Hissedilerek çizilmiş her portre ressamın bir portresidir, modelin değil.Modelin orada bulunması yalnızca resmin yapılmasına yol açan rastlantı, bahanedir. Ressamın gözler önüne serdiği kişi o değildir; tersine, renkli tuvalin üzerinde açıklanan, ressamın kendi kişiliğidir."