Farkındalığınızı kullanırsanız inandıgınız her şeyi görür, böylelikle hayatınızı kurtarırsınız. Yaşamınız tamamen öğrendiğiniz inanç sisteminin yönetimindedir. Her neye inanıyorsanız, yaşadığınız hikayeyi o yaratır, her neye inanıyorsanız yaşadığınız duyguları o yaratır. Ve gerçekten inandığınız neyse, o olduğunuza inanmak isteyebilirsiniz ama o imge tamamen yanlıştır. Siz o değilsiniz.
Herkesin bizimle ilgili bir görüşü vardır, ne olduğumuzu bize onlar söyler. Küçükken, ne olduğumuzu bilmeyiz. Kendimizi ancak bir aynadan görebiliriz, o ayna da çevremizdeki insanlardır.
“Zihnim,” dedi, “durgunluğa başkaldırıyor. Bana sorunlar, yapılacak bir iş, anlaşılmaz şifreli bir metin ya da karmaşık bir inceleme ver, ben de kendimi bulayım. Böylece yapay uyarıcıları bırakabilirim. Ama sıkıcı, tekdüze bir yaşantıdan tiksiniyorum. Zihinsel bir heyecan lazım bana. İşte bu yüzden bu sıradışı mesleği seçtim kendime ya da daha doğrusu yarattım, zira bu işi yapan dünyadaki tek kişiyim.”