"Kusursuz olsaydı onu sevmezdiniz zaten, sayın hanimefendi! Kadınlar kusurlarımızdan ötürü severler bizi. Yeterince kusurumuz varsa her türlü aksaklığımızı bağışlarlar, zekâmızı bile. Bunu söyledim ya, biliyorum, beni bir daha hiç yemeğe çağırmayacaksınız, sayın leydi, ama ne yapayım, gerçek bu."
O biçimli parmaklar günah işlemek amacıyla bıçak tutmuş, o gülümser dudaklar Tanrı'ya, iyiliğe sövmüş olamazdı. Davranışının sakinliğine kendisi bile şaşıyordu. Çifte yaşam sürmenin müthiş zevkini bir an olanca keskinliğiyle tattı.
Günah kişinin yüzüne yazılan bir şeydir. Gizli tutulamaz. Kimi zaman insanların perde arkasındaki kötü alışkanlıklarından söz ederler. Yok böyle bir şey! Adamcağızın kötü bir alışkanlığı varsa hemen dışarıya vurur; ağzının çizgilerinde, gözkapaklarının yuvarlağında, hatta ellerinin biçiminde.