Başka çare olmadığını, alışmak gerektiğini görüyor, alışkanlığın büyük bir kuvvet olduğunu anlıyordu.Etrafına bakınca herkesin hayatında da yaralar, çöküşler, belalar görüp alışkanlıkla bunları unuttuklarını düşünerek hayatı bu kadarcığına izin verdiği için bile seviyordu.
O hiç düşünmemiş, buna ihtimal vermemişti.Ruhu daima bir halde kalacak, kalbi ölünceye kadar öyle vuracak zannetmişken işte ona da yaşın, o her şeyi en gerçek rengi ile görüp anlamak yaşının geldiğini görüyordu.