Büşranur Kanat

Büşranur Kanat
@Busranurkrks
Belki sen de umutsuzdun Soren.
7/10
·172 syf.··
2022 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2022 00:17
Kierkegaard'ın fikirlerine ve anlatım diline aşina olmama rağmen kitabın bazı kısımlarında zorlandım. Altını çizip notlar alarak oldukça yavaş ve duraksayıp düşünerek okumam gerekti. Kitabın ikinci kısmında sıkılsam da beğendiğimi söyleyebilirim. Hatta kitabı anlayabilmek için tüm dikkatimi vermek, başka hiçbir şey düşünmeden adeta ipuçlarını birleştirmek bir felsefe kitabından beklenmeyecek şekilde keyif verdi. Okumayı düşünenlerin ilk olarak yazarın hayatı hakkında bilgi sahibi olması gerektiğini düşünüyorum. Aksi takdirde her şeyin dönüp dolaşıp dine bağlanması anlamsız gelebilir. Diğer önemli nokta da felsefi terimlere yeterince hakim olmak. Kierkegaard'ın cümlelerinin karmaşıklığının üzerine terimlerde de eksikleriniz varsa anlamanız zor olacaktır. İçerik iki bölümden oluşuyor. İlkinde umutsuzluğun neden ölüme götüren hastalık olduğundan ve umutsuzluğun çeşitlerinden bahsediliyor. Bunlar; bir kendi olduğunun bilincinde olmayan umutsuz, kendisi olmak istemeyen umutsuz ve kendisi olmayı isteyen umutsuz. Kitabın bu bölümünün anlam kazanması için Kierkegaard'ın insana sentez bir varlık olarak baktığından ve bakış açısının diyalektiğe dayandığından haberdar olmak gerek. (Bu noktada da konu dine geliyor ve Tanrı'nın İsa olarak yeryüzüne inmesinden ve sonlu ile sonsuzun, ölüm ile ölümsüzün bir bedende kesişmesinden uzunca söz ediyor.) Kierkegaard'ın felsefesinde günlük hayat ve tabiri caizse fani insanların basit yaşamları, bunlar hakkındaki endişeleri komik ve gereksiz görülüyor. (Bu kısımlarda yeri geldikçe Hegel'i eleştirmeyi de ihmal etmiyor.) Onun için önemli olan gerekenleri deneyimlemek ve iman içinde yaşamak. Kitap içerisinde bunu; umutsuzluğu gereklilik ve olasılık açısından incelediği kısımda görebiliriz. Gerekliliklerin insanı umutsuzluğa sürükleyeceğinden
Felsefe-Düşünce
Ölüme Götüren HastalıkSoren Kierkegaard · Alfa Yayınları · 20201,304 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
6/10
·176 syf.··
2022 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2022 11:45
Kitabı okumadan önce birkaç incelemeye göz attığımda rahatsız edici ve zaman kaybı olduğunu söyleyenlere denk gelmiştim. Okuduğum için pişmanlık duymadığım bir kitap olduğunu belirtmek isterim. Tabii ki tüm öyküleri beğenmedim hatta bazılarının ortasında öyküden tamamen koptum, bazılarını saçma buldum, bazılarıysa sanki olay bitmeden sonu getirilmiş öykülerdi. Kitapta yirmiden fazla öykü var, ben bunlardan altı tanesini kesin olarak beğendim ve zihnimde yer edindiler. ''Afyon'' ve ''Cerrah'' öykülerindeki zamana yönelik ilginç bakış açıları hoşuma gitti. ''Soba'' öyküsü de beğendiklerim ve tekrar tekrar okuyacağım öyküler arasında yer alıyor. Son iki öykü çoğunluğun söylediği gibi irrite ediciydi fakat televizyonda denk geldiğimiz herhangi bir akşam haberinden daha korkunç olarak nitelendirebileceğimi sanmıyorum. Karanlık ve grotesk öyküleri sevenlere önerebileceğim bir kitap.
Öykü
Afyon ve Diğer ÖykülerGeza Csath · Can Yayınları · 2019256 okunma