Oysa zaman ne ki?
Saat denen aletin sürüp giden tıkırtısı mı? Günlerin geceye, gecenin güne evrilmesi mi?
Gelip geçen mevsimler mi? Ad değiştiren yıllar mı?
Her hayat birden çok iplikle dokunurken ve ne doğum dediğimiz şey yegâne başlangıç ne de ölüm tam olarak bir sonken, nereden başlatılır ki bir insanın hayat hikayesi ?
Keşke ona yalnızlığın bir insan icadı olduğunu söyleyebilseydim. Ağaçlar hiç yalnızlık hissetmez. İnsanlar, kendi varlıklarının nerede bitip bir başkasınınkinin nerede başladığını kesin şekilde bildiklerini sanırlar. Oysa kökleri yerin altında birbirine dolanıp karışmış halde, mantarlar ve bakterilerle iç içe yaşayan ağaçların hiç böyle bir yanılgısı yoktur.