Pencereden içeri, çocukluğumun yaz akşamlarını hatırlatan o serinlik sızıyor. Sokak lambaları yeni yanmışken oyuna doyamadığım, annemin pencereden seslendiği, eve dönmenin hep biraz erken geldiği akşamların serinliği.. Esinti, günün omuzlarıma bıraktığı ağırlığı hafifletirken, henüz tükenmemiş sevinçlerin, yaşanmamış ihtimallerin umudunu taşıyor. Fakat ben, kalabalık bir caddenin yol ayrımında; insanların akşamüstü telaşlarının arasında zerre zerre dağılarak hayata karışmak istiyorum. Hayata dahil olmanın bütünlüğü ve akışkanlığına inat; kendimi zerrerlerime kadar dağıtarak varolmak istiyorum.