Dünyada tek bir varlığı yüreğinizin en derinlerinden seviyorsunuz, kalbinizdeki bütün sevgiyi veriyorsunuz, karşınızda duruyor, sizi görüyor, size bakıyor, sizinle konuşuyor, size cevap veriyor, gel gör ki sizi tanımıyor. Teselli beklediğiniz tek kişi o, ama yakında öleceğiniz için buna ihtiyaç duyduğunuzu bilmeyen tek kişi de o.
Tiksinti duydu birden adamlardan ve herkesten. Herkesten tiksinince de yalnızlık büyüdü içinde. Yalnızlık büyüyünce anlam kayboldu. Yalnızlık boşluğa arkadaştı. Herkes kendisiyle dolduruyordu anlamsızlığın yarattığı boşluğu ya da tersi, boşluğun yarattığı anlamsızlığı, her neyse işte.