Kurmay subaylar üslûb olarak hiçbir zaman çok açık konuşmazlar. Üslûbları çok ölçülüdür. Yani bizim alıştığımız politikacıların, bürokratların üslûbu gibi değildir. Bürokrasinin üslûb kaybına uğradığı günümüzde bu bilhassa hissediliyor.
Şeyh Mansur, elinde tuttuğu Kuran-ı Kerim'i, Mustafa Kemal'e göstererek, "Siz Halife-i Zişan Efendimiz Hazretlerine fenalık yapmayacağınıza dair, bu kitap üzerine yemin eder misiniz?" deyince, Mustafa Kemal duraksamadan şu karşılıkta bulundu: "Ver o kitabı bana..." dedi ve Kuran'ı alıp öperek şu sözleri ilave etti: "Ben bu kitabı tebcil ve takdis ederim. Ve bunun namına namusum üzerine yemin ederim ki Halife denilen adama bu kitabın haricinde hiçbir fenalık yapmayacağım." Biri söylediği sözlerin manasını anlayan, diğeri işittiği sözlerin mahiyetini kavrayamayan iki adam...