Ah! Bizi bu hislerin sonuçları arasına gömüp, başka hiçbir şey görmeyecek hale getiren, sadece bu delice tapınılan nesneyle var olmamıza neden olan bu sarhoşluk ne büyük aptallıktır! Bu mudur yaşamak? Yaşamın bütün güzelliklerinden, kendi isteğimizle vazgeçmek değil midir bu?
Düşünce biçimimin tahammül edilemez olduğunu söylüyorsun. Ne fark eder? Düşünce biçimini başkalarına uygun olsun diye değiştiren ahmaktır. Düşünce biçimim fikirlerimin sonucudur. Varoluşumun içsel tarafının bir parçasıdır. İstesem bile onları inkar etmem.
Gördüğümü yazıyorum, giyotine uzanan sonsuz sırayı. Hepimiz dizilmiş, bıçağın çatırtısını bekliyorduk... Ayaklarımızın altından akan kan Irmakları... Ben cehennemde bulundum genç adam, sen sadece onun hakkında yazılanları okudun.