İnsanoğlu iç dünyasındaki bütün sırları hisseder. Hisseder ama bunu kendine ifade edemez. Kelimelere cümlelere dökülecek bir şey değildir çünkü bu. Kimi zaman çekilen ıstırap ya da bir iç çatışma bir şekilde içindekini açığa çıkarır. Zira hiçbir iç sıkıntısı nihayete ermeden duramaz.
“Paşa, yüce rabbimiz bir hadisi kudside şöyle buyurmuştur: ‘Ademoğlu! Eşyayı senin için, seni kendim için yarattım. Senin için yarattığım eşyada kendim için yarattığım gayeyi telef etme. Ey Ademoğlu! Şanım üzerine yemin olsun ki, ben seni severim. Senin üzerindeki hakkım karşısında, sen de beni sevmelisin.’”