Aslında kendimi her zaman, haksız yere incitmiş olabileceğim, fazlasıyla ihmal etmiş olabileceğim ve öyle davrandığım için bir türlü kendimi affedemediğim bir başkasına karşı suçlu hissederim. Oysa utancın beylik bir nakaratı varsa, o da şudur kuşkusuz: "Ya ben, ya ben, ya ben.." Başkalarının görüşünün rehinesi olduğumu keşfettiğimde, aslında en çok kendi imajımın kölesi olduğumu fark ederim.
Sonuçta utançtan daha mahrem bir şey yoktur, ama bu başkalarının varlığıyla çizilmiş, oyulmuş, bulandırılmış bir mahremiyettir.